5 yılı atlatan evlilik devam ediyor
Yapılan araştırmalar, boşanan çiftlerin yarıya yakınının evliliklerinin en fazla 5 yıl sürdüğünü ve boşananların yarıya yakınını da çocuksuz çiftlerin oluşturduğunu ortaya çıkardı.
Yapılan araştırmalar, boşanan çiftlerin yarıya yakınının evliliklerinin en fazla 5 yıl sürdüğünü ve boşananların yarıya yakınını da çocuksuz çiftlerin oluşturduğunu ortaya çıkardı.
Uzmanlar, boşanmaya karar veren çocuklu eşlerin aldıkları bu kararı çocuklarına açıklarken dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarıyor…
Eşlerin bilgisayar başından kalkmamasından dolayı aynı evde yaşayan iki yabancıya dönüşmesi sonucu artan aile içi sorunlar giderek daha büyük bir hızla boşanmaya dönüşüyor.
Eşlerden birinde bulunan hastalıklardan bazıları ilerleyen yıllarda diğer eşte de ortaya çıkabiliyor. Bunların başını depresyon, hipertansiyon, mide ülseri geliyor.
Uzmanlarca yapılan araştırmalar ve testler sonucunda mutlu bir evliliğin bireylerin sağlıklı bir psikolojik yapıya sahip olmasında önemli rol oynadığı tespit edildi.
Psikologlar, çocukların maddi anlamda değil, duygusal anlamda ödüllendirilmeleri gerektiğini önemle belirtiyor. Uzmanlar, çocuğa verilen en iyi ödüllendirmenin, duygusal ödüllendirme olduğunda hemfikir…
Yabancı bir dili öğrenmek için en uygun yaşların 8-9 yaşları arası olduğu anlaşıldı. Bu yaşlarda beyin, yeni bilgiler öğrenmeye daha açık olduğu için, çocukken yabancı dil öğrenmek de daha kolay oluyor. İtalya ve Almanya’da yürütülen ortak bir araştırma sonucunda, çocukluk yaşlarında her yeni bilginin olduğu gibi, yabancı dilin de daha kolay öğrenildiği ortaya çıktı.
Evleneceğiniz insanın ailesini ya da kendi ailenizi silip atamazsınız. Ancak onların da görüşünü alarak mutlu ve huzurlu bir evlilik yapabilirsiniz. Mutlu bir evlilik için evlenecek kişilerin anlaşması kadar ailelerinin onayı da önemli. “Biz anlaştık, ailelerin ne dediği önemli değil!” diyerek evlenen çiftler, hayat şartlarının acımasızlığı ve beklentilerin karşılanmaması yüzünden kısa sürede ayrılıyor.
Sıklıkla işten eve geç gelen babalarla çocukları arasındaki duygu paylaşımı ihtiyacı yeterince karşılanamadığı için çocuklarda stres ve kaygı artıyor. Bu da özgüven eksikliğine sebep oluyor.
Bebekler isteklerini ağlayarak bildirirler. Ağlayan bebeğin bir ihtiyacı olduğunu anlayan anne, hemen bebekle ilgilenir ve sıkıntısını giderir. Ama bebeklik döneminden çıkmış çocukların da isteklerini ağlayarak belirtmeleri doğru değildir.